26

Ocak
2012

HATIRLA ŞiiR

Yazar: SuskunSair  |  Kategori: Genel, Hikayeler, Magazin, Şairler, Şiir Dünyasi  |  Yorum: Yok   |  119 views
Share

HATIRLA,HATIRLA ŞiiR,HATIRLA Sevgili,HATIRLA Şiirleri,HATIRLA CANIM,Beni HATIRLA            

 HATIRLA

Hatırla Dar ağacına koyup ta gittiğin günü hatırla
Hatırla ki içine batsın,
Titrek bir mum alevi ile yüreğin tutuşsun,
Gözlerin buğulansın ardından
Yalnızlığın ağlayışlarını hisset
Ve ilk kez merhametinle yüzleş
Yüzleş ki
Dar ağacına koyup ta ipini çekmeyişini
Hatırla
Bir selamı fazla görüpte göndermeyişini
Hatırla
Ellere gidipte bana gelmeyişini hatırla
Hatırla ki içine batsın.

 

 Yüzünü unuttuğun
Belki adını bile hatırlamadığın
Beni hatırla
Kır kahvesinde çay içtiğimiz günleri
Sana yıldız toplayışlarımı
Şarkıları sana adayışlarımı hatırla.

 

 Hatırla be SARIŞINIM
Zamanı durdurmak için
Saatleri geri alışımızı hatırla
Sen bilmesen de ben hala o saatteyim
Şimdi saatime bakıyorum
Sensizliği vuruyor her seferinde gözlerime
Ve yüreğime çarpıyor dev boyu bir yalnızlık.

Hatırla
Ecel sana bensiz gelemez demiştin
İşte ölüp gidiyorum derdinden
Toprak olsa da bedenim aşkın yüzünden
Gözyaşına, güle, çiçeğe gerek yok ardımdan
Sade ve sadece HATIRLA yeter…

Yazar: Yunus ERİKLİ

 

 

Tags: , , , , ,

Related posts

10

Temmuz
2011

Arkadas

Yazar: SuskunSair  |  Kategori: Hikayeler  |  Yorum: Yok   |  61 views
Share

Bir zamanlar,bir köyde yaşayan bir kız varmış ordaki herkez gibi oda çalışırmış günlerden bir gün o köye şehirden gelen bir kız gelmiş.adıda gülmüş köylü kızında ise akgülmüş bu ikisi birbiriyle bir gün karşılaşmış akgül çok güzel çok akıllı imiş gül ise çok güzel çok kurnaz imiş dost olmuşlar. hep kolkola yürürlermiş günlerden bir gün oraya bir kız daha elmiş bu seferki’nin adı beyaz gül müş güzel mi güzel ama beceriksiz sinirli kendini beyenenlerdenmiş ama bu bukez amerikadan türkiyeye ordanda köye gelmiş işte bir gün güller karşılaşmış beyaz gül kıskancından çatlıyomuş gül ile akgülü kıskanıyomuş bir gün gül ile akgülü küstürmüş fakat bununlada yetinmemiş birbirne düşman kestirmiş. sonra beyaz gül köyde hiçbir iş yapmaz ken akgül ile gül tarlada çalışırkenb barışmışlar sonra beyaz güle demişler gel senide alalım aramıza demişler fakat beyaz gül ısrar etmiş ben size katılmam demiş ve sonra gine bir gün köyde kavga çıkmış bu kavgaya akgül ile gül karışmış sakin olun neden kavga ediyorsunuzki kavga herşeye karşımı olacaksanıyorsunuz eğer siz kavga etmeseniz mahalle çorbaya dönmezdi.eğer şimdi kavga etmek yerine oturup çay içip etseniz herkezin açısından iyi olur hep kavga etmekle elinize bir şey geçmez ne olur bırakın şu kavgaları demiş ve yoluna devam etmişlerdi sonradan herkez akgül ile gülün söyleniyordu ne diyorlardı sizce ah ne güzel arkadaşlık herşeyi yeniyor.

Tags: , , , ,

Related posts

10

Temmuz
2011

Bu Kadar Olmaz

Yazar: SuskunSair  |  Kategori: Hikayeler  |  Yorum: Yok   |  11 views
Share

babam bir gün eve erken geldi ve bize bir haberi olduğunu söyledi merek içinde ne olduğunu sorduk babam yanıtını verdi\u evden taşınıyoruz ve sizlere yeni bir ev buldum \dedi.hepimiz merak içindeydik yeni evimizi çook merak ediyorduk. işte o gün geldi yeni evimize ve mahallemize taşınmıştık. hemen mahhallede dolaşmaya ve kendime arkadaş aramaya koyuldum. birkaç kişiyle tanıştım ve anlattıklarına inanmak istemiyordum .bana yeni evimizin hiç güvenli olmadığını ve bu eve taşınanlardan birisinin mutlaka öldüğünü o yüzden 2 seneden beri kimsenin taşınmadığını söylediler. gece olduğunda kapılardan ve evin duvarlarından korkutucu sesler geliyordu kardeşim daha fazla dayanamadı ve ağlamaya başladı çok tedirgindik.babama bana anlatılanları anlattım babam bana \olurmu hiç öyle şey\ dedi. ve bir anda banyodaki su borusu patladı ev bir anda suyla dolmaya başladı.ve çok ilginç bir koku yükseldi bu koko miğdemi bulandırıyordu.daha fazla kalamadık sanki orada ölen kişiler hala orada yaşıyorlardı çünkü ayak sesleri geliyordu biz otururken babam ev sahibiyle konuşup evden ayrıldık. aradan 3 sene geçti o mahalleye yolum düştü ve o ev hala boŞtu.

Tags: , ,

Related posts

9

Temmuz
2011

Bir Yumurta

Yazar: SuskunSair  |  Kategori: Hikayeler  |  Yorum: Yok   |  10 views
Share


Şeyh Ahmed Bedevi Hazretleri Tanta civarında gezerken bir çocuğa rastlayıp:

— Evladım gözümde şişlik var, git evden bir yumurta getir de gözüme süreyim, diyerek bir yumurta istedi. Çocuk:

— Elindeki asanı verirsen sana yumurta getiririm, deyince Şeyh, yeşil asasını çocuğa verdi. Çocuk koşarak eve geldi. Yumurta almak için durumu annesine nakledince, çocuğun annesi:

— Evladım, evimizde şu anda yumurta yok. Git Bedevinin asasını geri ver, dedi. Çocuk da gelip yumurtanın olmadığını söyledi. Bu sefer Ahmet Bedevi Hazretleri:

— Annen sana yalan söylemiş, git filan yerde yumurta var. Ondan bir tane getir asamı sana vereyim, dedi. Çocuk gidip baktı ki, hakikaten şeyhin söylediği yerde bir yığın yumurta var.

Hemen ondan bir tane alıp, Şeyh Ahmed Bedevi’ye getirdi ve onun veli olduğuna karar verip peşini bırakmadı. Nereye gitse çocuk da ununla beraber gidiyordu. Çocuğun annesi ne yaptı ise evladını ayıramayınca:

— Seni uğursuz bedevi, ne yaptınsa yaptın, evladımı elimden aldın, benden ayırdın, diye yakınmaya başladı. Hazreti Şeyh, kadının bu yakınmalarını duyunca şöyle söyledi:

— Abdül Âl benim çocuğumdur. Kadının böyle söylemesine ne hakkı vardır. Zira o unutmuş olacak ki, Abdül Âl, daha kundakta çocukken onu biz kurtardık. Annesi onu gece öküzlerin ahırına götürmüştü de öküz bir boşluktan yararlanarak onu kundağıyla beraber boynuzlarına takarak havaya kaldırmıştı. O anda öküzün boynuzundan kimse kurtaramıyordu. Öleceğinden korkuyorlar ve hatta ümit bile kesmişlerdi, biz Bağdat’tan elimizle onu öküzün boynuzundan kurtarmıştık. Şimdi onu kendi yanımızda gezdirmeye hakkımız yok mudur? dedi.

Ahmed Bedevi’nin bu sözleri kadının kulağına kadar gitti. Kadın uzun bir düşünceden sonra hakikaten çocuğun başından böyle bir hadisenin geçtiğini anlayıp kendisi de Ahmed Bedevi Hazretlerinin büyüklüğünü kabul ederek müridleri arasına girdi.

Tags: , ,

Related posts

9

Temmuz
2011

Son Durakta İnenler

Yazar: SuskunSair  |  Kategori: Hikayeler  |  Yorum: Yok   |  16 views
Share

Caminin avlusu hınca hınç doluydu. Belli ki cenazenin yakınları onu son yolculuğuna uğurlamak, dostları da son görevlerini ifa etmek için oradaydılar.Sahte gözyaşı dökenler,kara gözlüklerin ardında cenazeye gelenleri inceleyenler,ağlamamasını kara gözlüklerle örtmeye çalışanlar,bedenen orada ama ruhen çok uzaktaki olanlar,”Yahu tam da ölecek zamanı buldu.Bugün de çok önemli işlerim vardı.Çabuk bitse de gitsem” diyenler… Kimler yoktu ki…

Bazıları gruplaşmış vaziyette olayı değerlendiriyordu. Sessiz ama derin-den..Her köşeden ayrı bir fısıltı duyuluyordu.Kimi hayattayken bir kaşık suda boğmak istediği bu mevtanın ardından:

“Çok iyi bir adamdı çook.”diyerek onun ne kadar iyi birisi olduğunu inandırmaya çalışıyor,kimi borç para vermediği için ağzına geleni söylediği ve şu an yerde masum bir şekilde yatan zata bakarak:

“Çok cömertti,kimin ihtiyacı olsa hemen koşardı.”diyerek onun el açıklılığından dem vuruyor,kimi kapısını bile bilmediği bu adam için:

- Beni çok severdi, sürekli ziyaretime gelirdi, çok yazık oldu.”diyerek onun insanları ziyaret eden biri olduğunu dile getiriyordu. Tekerlekli iskemleyle getirilen yaşlı kadın da:

- Oğlum her bayram olmasa bile işinden fırsat bulduğunda beni ziyarete gelirdi. Üstelik huzurevinin bütün masraflarını o karşılıyordu.” Diyerek onun kendisini ne kadar çok sevdiğini, ne kadar önem ve değer verdiğini anlatmaya çalışıyordu etrafındakilere…

Katılımcılara bakıldığında zengin bir kesim olduğunu kestirmek hiçte zor değildi.Üstelik caminin dışında cadde boyu dizilen son model lüks arabalar ölen kişi hakkında gerçek bilgiyi veriyordu ‘ya çok zengin ve hatırı sayılır bir iş adamı veya siyaset çi’ diye düşündürüyordu insanı.Alalade sade bir vatandaş olmadığı gelen çelenklerden de belliydi zaten.Holdingler,bakanlar,milletvekilleri,ünlü iş adamları ve ünlü sanatçılardan gelmişti bu çelenkler.Büyük bir iştirakle kılınan cenaze namazının ardından yapılan dualar ve imamın;

- Mevtayı nasıl bilirdiniz?

Sorusuna hiç düşünmeden;

- İyi bilirdiiik!

Diye verilen yanıtlar ve omuzlara alınan cenazeyi yine aynı duygularla mezarlığa götürüldü.

Gruplaşmalar burada da devam etti. Herkes ölen kişiyle ilgili anıları abartarak anlatıyordu. Bire on katarak adamı neredeyse melek gibi günahsız yapmışlardı. Hani meşhur bir söz vardır ya “kör ölünce badem gözlü olur” diye. Tıpkı onun gibi adamın badem gözlü olduğuna inandırmak için yarış yapıyorlardı birbirleriyle. Saçları örgülü üstü başı perişan bir şekilde, kara gözleriyle çevreyi izleyen ufak bir kız çocuğu hayretle bakıyordu etrafındaki bu sahte insanların sahte gözyaşlarına. Bu arada cenazenin gömülme işlemleri bitmiş, dualar edilmiş, insanlar son görevlerini yerine getirmenin rahatlığıyla evlerine gitmek için ayrılıyorlardı.Yarım saat sonra kimse kalmadı mezarlıkta. Sadece o kara gözlü ufak kız vardı. Usulca yanaştı mezara. Belli ki aklından çok şey geçiyordu ufak kızın. Bu ilk karşılaşmaları değildi ufak kızla iş adamının.

Daha birkaç ay öncü onu fabrikasında çalışan babasını gerekçesiz çıkarmıştı.Parasını bile vermeden hem de. Para istemeye beraber gitmişti babasıyla. Adam onları saatlerce kapıda bekletmişti. Canı sıkılınca kapıdan içeri bakmıştı küçük kız. Adam mağrur ve neşeli bir şekilde bir anahtarı uzatıyordu kadına:

- “Bu jipi sana aldım canım. Ama dikkatli kullan hee..! derken kapıda ufak kızı fark edip içeri çağırdı onları. Mali durumunun kötü olduğunu, işlerin durgun olmasından dolayı çıkartıldığını, işler açıldığı zaman tekrar çağırılacağını anlatıp göndermişti onları.Fakat aylar geçmesine rağmen ne işe almıştı ne de çıkışını vermişti babasının. Başka işte bulamamıştı babası. Eli mahkum, bekliyordu patronunun tekrar işe çağırmasını.Ama eski işçilerin tümünü çıkarıp, daha ucuz çalışacak yeni elemanlar aldığını duyduklarında çok üzülmüşlerdi.Üç kardeşi, hasta annesi ve babası çaresizdi. Son bir kez daha gittiler fabrikaya; ama içeriye alınmadılar bile.Dışarıda beklerken yanlarından hızla geçen Mercedes’in içinde mağrur ve başı dik oturuyordu adam.Bir ara küçük kızla göz göze geldiler. Adam hızla kaçırdı gözlerini kara gözlerden. Küçük kız hızla giden araba ile birlikte hayallerinin, umutlarının ve geleceğinin arabanın tozuna karışıp gittiğinin farkındaydı. Gözleri buğulandı. Dudağı büküldü. Hafifçe bir şeyler mırıldandı sadece. Bu onu son görüşleri oldu zaten. Ogün trafik kazası geçirmiş ve hayatını kaybetmişti.

Tüm bunlar film şeridi gibi geçti küçük kızın kara gözlerinden.Yeni örtülen ve henüz ıslak olan topraktan bir avuç aldı.Avucunda iyice sıktıktan sonra tekrar mezara doğru fırlattı hışımla.Yine hafifçe mırıldandı.

“Topraktan geldin ve yine toprağa gittin. Hiçbir şey seni kurtaramadı değil mi? Mağrur adam. Çok güvendiğin malın, mevkiin, hatırı sayılır dostların, hiç biri seni kurtarmaya yetmedi değil mi? Yazık, çok yazık, keşke ölmeden bunları anlayabilseydin….

Tags: , , , ,

Related posts

Share

Bayanlar bu fıkrayı yılın fıkrası seçmiş...
 
 Adamin biri kitapçiya gider ve tezgahtara :
- “Evin reisi erkektir ” adli kitap var mi?.” diye sorar.
Tezgahtar cevap verir :
- “Maalesef beyefendi biz masal kitabi satmiyoruz.”

_______________________
bu hikaye de  tarihi bir isimle başladığı için doğru olabilir..
Ancak, mesaj hangi felsefeyle bakarsanız bakın ,kesinlikle doğru…

_________________________________________

Harun Reşit savaşta esir aldığı düşman Generale :

-Hayatını bağışlarım ama bir şartım var , der.
‘Kadınlar hayatta en çok ne isterler?’  bilmek istediğim budur …….
Bu sorunun yanıtını getir; kurtar kelleni der.

General sorar soruşturur bu çetin sorunun yanıtını aramaya başlar ve Kafdağındaki bir cadının bunu bildiğini öğrenir….
Günlerce gecelerce at koşturur, cadıyı bulur ve sorar:

-Kadınlar hayatta en çok ne ister?

Korkunç (çirkin) cadı yanıt için öyle bir şart ileri sürer ki yenilir yutulur cinsten değildir….

-Evlen benimle!!!!…..
O zaman öğrenirsin ancak istediğini…

Bu ölümcül teklifi kabul eder General ve doğru yanıtı alır almaz koşar Harun Reşit’e ve:

-Kadınlar daima kendi özgür iradeleriyle hareket etmek ister!.

Harun Reşit Generalin hayatını bağışlar ancak cadıya da evlenmek için söz vermiştir.
.. evlenirler.
İlk gece General bir bakar ki, o korkunç cadı dünyalar güzeli bir afete dönüşmüş karanlık odada…..
Konuşur cadı:
- Benim kaderim böyle….
Günün sadece yarısı güzel olabilirim, diğer yarısı çirkinim der. Ne dersin?
Geceleri seninleyken mi güzel olayım,yoksa gündüzleri dışardayken mi?….

General düşünür ve:

- ” Sen bilirsin, kararı kendin ver ” der.
İşte o an korkunç cadı sonsuza dek güzel bir kadın olarak kalır…

bu öyküden çıkarılacak mesajlar neler olabilir..???

1.Kadınlar en çok kendi özgür iradeleriyle hareket etmek isterler.
2.Özgür iradesiyle hareket eden bir kadın her zaman güzeldir.
3.İster güzel olsun, ister çirkin olsun her kadın aslında bir cadıdır. :)
….
Hayatınız seçtiğiniz kadındır…….
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, zeki bir kadına rastlarsanız zekanız gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil’in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara,
gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır…..

Hayatınız SECTIGINIZ KADINDIR….

No tags for this post.

Related posts

Share

Öyle güzelki gözlerin,bakmasını bir bilsen
Öldürür mahvedersin,yakmasını bir bilsen..

*İki tane kör tanıdım;
Biri senden başkasını görmeyen BEN,
Diğeri ise sana divane olan beni göremeyen SEN..

*Seni sensiz de yasayabiliyorum..En azindan kafami dinliyorum…

*Kendini mutlu hissediyorsan, bir yerde yine bir salaklik yaptin ve farkinda degilsin demektir.

*Yaşamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı ? Ben darbe kullanıyorum. Yıkıyorum. Çıkıyorum.

*Bir uçurumun kenarindan düssem ve tek dalim sen olsan düsmemek için seni kökünden sökerim..

Tags: ,

Related posts

Share

Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..

*Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
Saçlarını okşayan her tanede
BENİ HATIRLA !

*Bugünde yarın da yüreğin kadar yanındayım ,
Kendini yanlız hissettiğinde
elini yüreğine koy..
ben hep oradayım!!

*Kimbilir hangi akşam
güneşle beraber bende söneceğim,
Kimbilir hangi ellerden
son suyumu içeceğim,
Belki göremeden öleceğim
fakat yinede seni
‘EBEDiYEN SEVECEĞiM’

*Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
Sende benim hasretimsin…

*Güller hep ellerinde açsın,
ama dikenleri batmasın.
Sevda hep seni bulsun,
ama seni yaralamasın.
Mutluluk hep yüreğine dolsun,
ama beni unutturmasın..

Tags:

Related posts

Share

Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde….

*Hayallere dalıp gitmem ben,
Çünkü tek hayalim sensin benim!
Hiçbirşey isteyemem ben
Çünkü birtek istediğim sensin benim.

*Aşkınla sararıp solacak kadar,
Sevginle bahtiyar olacak kadar
Uğruna canımı verecek kadar
seviyorum desem inanırmısın ?

*Belki hatıralar unutulup gidecek,
Belki bu sevgier yok olup eriyecek,
Ama şunu unutma,
Bu kalp sonsuza dek seni sevecek…

*Gecenin karanlığında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin coşkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma…

*Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam,
Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam,
Dönerim dersin ama kadere inanamam,
Bıraktığın anılarla sensiz yaşayamam…

Tags: ,

Related posts

Share
Üçüncü Şahsın Şiiri…
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım.
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felakatim olurdu aülardım

Ne vakit maçkadan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardım
Parmaklarımın ucunu yakardım
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlar

Tags: ,

Related posts

Page 1 of 212
Facebook FriendFeed Twitter RSS Beslemesi
sponsor reklamlar

Jant Modelleri Jant Modelleri Jant Modelleri Jant Modelleri

  • Meta

  • Son Yazılar

  • Kategoriler

  • Arşivler

  • Son Yorumlar

  • Tag cloud

  • Kategoriler

  • Son Yazılar

  • Son Yorumlar

  •  

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • © Tüm Hakları Saklıdır - SuskunSair, Sesli Chat, Sesli Sohbet, Kamerali sohbet, sesli
    Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

    Wordpress Sesli Chat alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır! Arkadaşlık
    Jant Jant Modelleri Jant Markaları Jant Çeşitleri Sesli Chat Sesli Sohbet SesliSohbet