26
Ocak
2012
HATIRLA
Hatırla Dar ağacına koyup ta gittiğin günü hatırla
Hatırla ki içine batsın,
Titrek bir mum alevi ile yüreğin tutuşsun,
Gözlerin buğulansın ardından
Yalnızlığın ağlayışlarını hisset
Ve ilk kez merhametinle yüzleş
Yüzleş ki
Dar ağacına koyup ta ipini çekmeyişini
Hatırla
Bir selamı fazla görüpte göndermeyişini
Hatırla
Ellere gidipte bana gelmeyişini hatırla
Hatırla ki içine batsın.
Yüzünü unuttuğun
Belki adını bile hatırlamadığın
Beni hatırla
Kır kahvesinde çay içtiğimiz günleri
Sana yıldız toplayışlarımı
Şarkıları sana adayışlarımı hatırla.
Hatırla be SARIŞINIM
Zamanı durdurmak için
Saatleri geri alışımızı hatırla
Sen bilmesen de ben hala o saatteyim
Şimdi saatime bakıyorum
Sensizliği vuruyor her seferinde gözlerime
Ve yüreğime çarpıyor dev boyu bir yalnızlık.
Hatırla
Ecel sana bensiz gelemez demiştin
İşte ölüp gidiyorum derdinden
Toprak olsa da bedenim aşkın yüzünden
Gözyaşına, güle, çiçeğe gerek yok ardımdan
Sade ve sadece HATIRLA yeter…
Yazar: Yunus ERİKLİ
Tags: Beni HATIRLA, HATIRLA, HATIRLA CANIM, HATIRLA Sevgili, HATIRLA ŞiiR, HATIRLA Şiirleri
21
Ocak
2012
SEN ÜZÜLME
Sen üzülme bana sevgilim,
İdare ediyorum işte
İttire ittire götürüyorum hayatı,
bilinmezliği ile..
Sen üzülme suskunum diye.
Söküklerini dikiyorum gecenin.
Ay ile yıldızları birleştiriyorum,
Gök ile güneşi,
Martılar ile denizi, güzel ile çirkini..
Yaşam ile ölüm arasındaki bu maratonun
Son finalini koşuyorum nefes nefese.
Sen üzülme ara sıra ağlıyorum diye
Adına yazdığım tüm şiirleri fırlatıp attım da denize
O canımı yaktı biraz.. Yoksa iyiyim ben.
Kızma bana gecenin karanlığına takılıp kaldım diye
Merak etme; güneş bana da doğacak
Beni de yakacak, içimi yeniden ısıtacak
Denizin tuzu tenimi ısıracak
Huzur; giyilmemiş bir elbise gibi
Ruhumu sımsıkı saracak.
Gelmek istersen yeniden bana
Kapım açık tüm sevdalara
Geleceğin zaman haber ver
Ya da dokun yüreğime
Gün ışığı aydınlığında…
Sen üzülme, Sen üzülme Şiir, üzülme Şiir, Sen üzülme Sevgilim, Şiir Sen üzülme,Sen üzülme suskunum
Tags: Sen üzülme, Sen üzülme Sevgilim, Sen üzülme Şiir, Sen üzülme suskunum, Şiir Sen üzülme, üzülme Şiir21
Ocak
2012
Sen, ey yaşama sevincim!
Sabah ruhuma doğan güneşim
Sen, ey benliğim, bilincim!
Canıma can katan can Sevdigim
Baharda kokladığım gonca
Gönül bahçemde dört yapraklı yonca
Benden öte uzayıp giden yol
Dizine uzandığım yorulunca
Sen, ekmeğim, suyum, aşım
Elimden tutan sıcak el
Dudağımda tebessüm, gözümde yaşım
Sen, gönlümü çalan güzel!
Sen ağzımın tadı tuzu
Öpüşünde hayat bulduğum
Ömrümün tükenmeyen yazı
Sen, varlığında kaybolduğum
Yokluğunda kahrolduğum
Sen, gül dalında tomurcuk
Kah gülen kah ağlayan çocuk
Sen, ey batmayan güneşim!
Gelişinle hayat bulduğum
Yüce sevginle durulduğum
Başımda tacım, yüreğimde tek ilacım.
sen şiir,sen Yar şiir, Sen şiiri, Sen varlığında kaybolduğum,Sen Başımın Tacı, Sen Sen
Tags: Sen Başımın Tacı, Sen Sen, Sen Şiir, Sen şiiri, Sen varlığında kaybolduğum, sen Yar şiir13
Ocak
2012
Mezopotamya Kokuyor Saçların
…………….
Mezopotamya kokuyor saçların,
gözlerinde bir Mezopotamya güneşi,
saçlarını savuran Mezopotamya’min rüzgarı sanki,
gülüşünde o gizem,
bakışların sihir,
ellerin beni saran Mezopotamyam gibidir,
sende hasret çalar gönlüm Mezopotamya’LiM,
Mezopotamya’da ise aşk tamam gibidir,
böylesi bir aşk söyle nedir sevdiğim,
bir Mezopotamya, bir de sen..
Her güneşin batışında gözlerine bakmak,
ve her rüzgarı saçlarında izlemek,
ağlamak Mezopotamya yağmurlarında,
ve koşmak anlamsızca sokaklarında,
aşk tamama erdi bugün,
dev gibi aşk bir arada,
bir Mezopotamya, bir de sen…
Mezopotamya Kokuyor Saçların,Mezopotamya,Mezopotamya Şiiri,Mezopotamya Yağmuru,Mezopotamya Bir de sen,Şiir Mezopotamya
Tags: Mezopotamya, Mezopotamya Bir de sen, Mezopotamya Kokuyor Saçların, Mezopotamya Şiiri, Mezopotamya Yağmuru, Şiir Mezopotamya5
Ocak
2012
ANNE
Zindan kapısı kapandı üstüme
Yine özgürlüğüm geldi düşüme
Yazmışım sevdamı ben kefenime
Zindan anlamadı sen anla anne!
Kim bilebilir ki bu soğuk zindan
Hangi mazlumlara olmuştur mekan?
Doğacak güneş, gelecek o an
İnan ki yakındır, üzülme anne!
Sil gözyaşlarını, ağlatma beni
Yemin edip giydim ben kefenimi
Kırmadan esaret zincirlerimi
İsteme benden, dönemem anne!
Ülkem paramparça, beşli bir işgal
Zindan sorun değil, dokunur bu hal
Bundandır bu tercih, gelsin dört duvar
Ödenen bedeldir, değmez mi anne?
Zindan bizim için Yusuf dergahı
Hasrettir, umuttur Yakub’un ahı
Bizde tutku olmuş devrim sabahı
Gelip de elinden öperim anne!..
Anne Şiiri, Anne Şiir, anneme Şiir, Anam Şiiri, Dönemem Anne Şiiri, SuskunŞair
Tags: Anam Şiiri, Anne Şiir, Anne Şiiri, anneme Şiir, Dönemem Anne Şiiri, suskunşair3
Ocak
2012

Yusuf Hayaloğlu Hangi Ayrılık Şiiri Yusuf Hayaloğlu Yusuf Hayaloğlu Şiirleri Yusuf Hayaloğlu Hangi Ayrılık Hangi Ayrıluk Şiiri Hangi Ayrılık Şiir Yusuf Hayaloğlu
Hangi Ayrılık Şiiri
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! …
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! …..
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? …
Söz: Yusuf Hayaloğlu
Yusuf Hayaloğlu Hangi Ayrılık Şiiri Yusuf Hayaloğlu Yusuf Hayaloğlu Şiirleri Yusuf Hayaloğlu Hangi Ayrılık Hangi Ayrıluk Şiiri Hangi Ayrılık Şiir Yusuf Hayaloğlu
26
Aralık
2011
seni Şiir tadında sevmek
ilk aşık olduğum şiir gibi sevmek,
türkülerdeki ezgilerdeki sevdalar gibi sevmek.
yarınlardaki sevdalar gibi sevmektir
bu yureğin telaşı bu yureğin endişesi bu yureğin umudu
Seni Şiir Tadında Sevmek,yureğin umudu şiir, Türküler deki Sevda Şiiri, Zozan Şiir Tadinda Sevmek
Tags: Seni Şiir Tadında Sevmek, Türküler deki Sevda Şiiri, yureğin umudu şiir, Zozan Şiir Tadinda Sevmek26
Aralık
2011
Sevda ustune türküler hayal etmek
Soyleyecek soz bulamamaktır ayrılık der bir sair,
ve ben kuzey denizinindeki yanan alevleri izliyorum kilisenin çan
sesleri eşliğinde özlenenin acisini yaşamakmidir sevda,
yoksa özgurlüğü bekleyen yureklerimizdeki umud mudur sevda.,.,.
Sevda ustune türküler hayal etmek ,umuttur Sevda şiiri,Sevda Şiiri, Kürt Kızı Sevda şiiri,Zozan Şiiri
Tags: Kürt Kızı Sevda şiiri, Sevda Şiiri, Sevda ustune türküler hayal etmek, umuttur Sevda şiiri, Zozan Şiiri25
Aralık
2011
ASi KiZ
BAKTIĞIM HER NOKTADA GÖZLERİN GELİR AKLIMA
BEN YANMIŞIM SENDİYE İSMİN DÜŞMEZ OLDU DUDAKLARIMDAN
BİLSEN SENİ NEKADAR SEVDİĞİMİ
BELKİ BİR KÜÇÜK BİR TEBESSÜMLE GÜLERDİN BANA
GÜLMEK OKADAR YAKIŞIYORKİ SANA
BİR GÜLÜŞÜN ASIRLARCA YETER BANA
Eyy GÜZEL GÖZLÜM BEN NASILDA VURULMUŞUM SANA
İNANKİ BİLMEZDİM KUL OLACAĞIM SANA .
DE HADİ YUREĞİM KOLAYSA VAZGEÇ SEN BU SEVDADAN
GECELERİ UYUYAMAMKİ SEN OLMAYINCA
HAYALİN ÖYLE MASUMCA DURMASSA KARŞIMDA .
BİLİYORUM SENIN BİR ADIN VAR
YÜREĞİMİN FIRTINASI ASİ KIZ DİYORUM SANA
YAZDIĞIM HER SATIRDA SENİ OYLE GÜLZELLİĞİNLE
DELİ GİBİ KAZITTIRAN
BU DELİ SUSKUN KURBAN OLSUN SANA
BİLİYORUM SENINDE BİR ADIN
Eyy GONCA GÜLÜM DAĞ ÇİÇEĞİM
KOKLAMAYA KIYAMADIĞIM SEVDİĞİM
ASİİİ KİZ DİYORUM SANA
BİLİYORUM SEVDİĞİM SENDE YAZNLIZSIN TIPKI BENIM GİBİ
DÜŞÜMCELERİN EN DİBİNE DÜŞERSİN BENIM GİBİ SEVDİĞİM
ELLERİN TITRIYORMU
GÖZLERİNDEN YAŞLAR SÜZÜLÜYORMU YANAKLARINA
HASRET GÖZ YAŞLARI DÖKÜYORMUSUN
SANA YAZDIĞIM BİR KAÇ SATIRDA DUYGULARIN AKIYORMU BENIM GİBİ
BİR ADIN VAR BİLİYORUM YÜREĞİMİN TANRICASI
ASİ KIZ DİYORUM SANA
SEN BAKSANA ŞU SUSKUNA NASILDA SENİN İÇİN AĞLAR
YÜREĞİ SIZLAR YUREK YARAM DAMARIMDAKI AKAN KANIMSIN SEN
SEN BAKINCA BANA Eyy ASİ KIZ
GÖZLERİN KUŞ GİBİ GÜLERDİ BANA
HELE O TATLI BAKIŞIN YUREĞİMİ YERİNDEN SÖKERDİ
ÖYLE GÜZEL BAKIYORSUNKI BANA
SANKİ ÖNUNDE DAL GİBİ KIRILIYORUM
DELİ FIRTINAMSIN DELİ SEVDAM
BİLİRMİSİN Eyy ASİ KİŞZ
SENİN UĞRUNA NELER YAPARIM
EŞKİYA GİBİ DAĞLARDA YAŞARIM
AÇ SUSUZ SİGARASIZ YAŞARIM
SEN İSTE UĞRUNA DUNYALARI YIKARIM
SENIN BİR ADIN VAR
HEP SÖYLEDİĞİM GİBİ
KARA SEVDAM YÜREK SIZIM
ASİ KIZ DİYORUM SANA
Asi Kız Şiir,Asi Şiir, Asi kıza şiir, Asi Sevgilim, Asi şiirler, Asi Düşlerim Şiir, Asi Sevdam
Tags: Asi Düşlerim Şiir, Asi Kız Şiir, Asi kıza şiir, Asi Sevdam, Asi Sevgilim, Asi Şiir, Asi şiirler19
Aralık
2011
SANA OLAN SEVGİMİ
Sana olan sevgimi
Kalbimin büyüttüğü çocuğa sor.
O çocuk şimdi öksüz,
O çocuk şimdi kimsesiz,
O çocuk şimdi sensiz.
O çocuk sensizliğin ağlamalarını gördü
O çocuk sensizliğin götürdüklerini gördü
O çocuk sensizliğin soğukluğunu gördü
O çocuk sensizliğin çırpınışlarını gördü
Ve O çocuk sensizliğin
Ölüme olan kardeşliğini gördü.
Gördün mü bir çocuğun gözüyle dünyayı
Ya da hissettin mi bakışlarındaki sıcaklığı?
Farkettin mi şarkılarındaki saflığı
Ya da duydun mu sevgi çığlıklarını?
Artık o çocuk uçurumun kenarında yaşıyor
Hayata ve hayatın getirdiklerine küsmüş
hiçbirşey istemiyor artık
Çünki o da biliyor
Sevgi bir kere girdi mi tatlı cana
Ölüm bile bunun yanında fısıltı kalıyor.
Şimdi o çocuk bana isyan ediyor,
niye mi? niye mi?
Benim hayatım toz pembe olmalı diyor
Ama alabildiğine karanlık.
Ben gülüp oynamalıyım diyor
Ama ağlayıp sızlamaktayım.
Ben sevip sevilmeliyim diyor
Ama ne sevenim var ne de kendimi sevmekteyim
Ve ben yaşamalıyım diyor.
Ama ne için yaşayacağını kendisi bile bilmiyor
Söyle şimdi ben o çocuğa ne derim,
Neyle teselli ederim?
Artık o çocuğu bir şekerle kandıramazsın,
Artık o çocuğu bir buseyle avutamazsın,
Artık o çocuğa bir laf anlatamazsın,
Söyle şimdi ben o çocuğa ne derim…